hayat
o kadar zormu ?
atilirmiyiz oyundan
benzemessek onlara
bahane mi lazim ?
mazeretimiz mi kalmamiz?
cok ayip olmus..
hayat
o kadar zormu ?
takılırmıyız yolunda
sekli qizli taslara
yetismekmi lazım
bahcemizde bir qül acmamis
cok ayip olmus..
kız en qüzel en hafif qiysisini qiymis
oqlan renkli bir dünya boyamis
kapkara kapılar sormuslar onlara
ayıp olmazmı
bu isler o kadar kolay mı
ayip olmazmi ?
26 Eylül 2010 Pazar
bisiklet....
Mükemmel hava,
Mükemmel bir ses,
Mükemmel durumda,
Sahibi hatasızdı,
Hatasız yıprattı duygullarını,
Tek bir şans bir bisiklet taşıyordu aşkını,
Nasıl bir şey uykusuz uzağa,
Gözlerim mahmur bakıyorum ufkuna,
Bas bedalı bak gökyüzüne,
Seni bekleyen bir adam var,
Gözüm yollarda yolları sen aşarken,
Bekledimde görrdüm ihtiyacım olanı,
Biraz şans ve bir bisiklet,
Kim tutunmuş zamana,
Pişman değilim asla,
Nasıl bir şey uykusuz uzağa,
Gözlerim mosmor bakıyorum ufkuna,
Bas bedalı bak gökyüzüne,
Seni bekleyen bir adam var..
Mükemmel bir ses,
Mükemmel durumda,
Sahibi hatasızdı,
Hatasız yıprattı duygullarını,
Tek bir şans bir bisiklet taşıyordu aşkını,
Nasıl bir şey uykusuz uzağa,
Gözlerim mahmur bakıyorum ufkuna,
Bas bedalı bak gökyüzüne,
Seni bekleyen bir adam var,
Gözüm yollarda yolları sen aşarken,
Bekledimde görrdüm ihtiyacım olanı,
Biraz şans ve bir bisiklet,
Kim tutunmuş zamana,
Pişman değilim asla,
Nasıl bir şey uykusuz uzağa,
Gözlerim mosmor bakıyorum ufkuna,
Bas bedalı bak gökyüzüne,
Seni bekleyen bir adam var..
masumiyetlerimiz ne zaman kaybolur
Alırsınız elinize umarsızca yakarsınız dumanını cekersiniz içinize size bişey ifade eder mi bana etmez bakar kalırım öylece belkide alışkanlık benimkisi .... dudak tiryakiliği dedikleri bu olsa gerek bilemedim... aslında bilmekte istemiyorum....
Ne ilk ne de son beklediklerimiz... yaptıklarımız ortaya çıkarttıklarımız bizi biz yapan şeyler değiller mi..... kibarlıklar nezaketler.... bozuk sahte yapılar... belkide hayatın bize sundukları....
Biz kimiz ki.... yaptıklarımızdan olduklarımızdan olacaklarımızdan ne kadar eminiz ki takılıp gidiyoruz uçsuz bucaksız yaşamlarımızda.... kendimize ağlar örüp kör düğümler yaratmıyormuyuz... kendi çıkmazlarımızda yaşamıyormuyuz... herkes gibi ahkamlar kesiyorum etrafa... bazen hayyam oluyorum bazen asaf moduna geçiyorum... peki ben ne yapıyorum... kendi karanlıklarımda mutlu olmaya çalışıyorum.... becere biliyormuyum ??? aslında onuda bilmek istemiyorum sadece deniyorum... bazen yanılıyorum bazen doğrular yapıyorum ama yinede umarsızca ki bu ben hayatım boyunca umarsız olamadım.... yürüyorum yürüyorum...
Masumiyetimi arıyorum belkide nerde ne zaman bıraktığımı bilmediğim masumiyetimi... masumiyet belkide şener şenin bir filmi kimileri için .... kimilerine göre yersiz yurtsuz zamanlar... kimileri için sıfır yalanlar sıfır soru işaretleri... pekii benim için masumiyet ne... kendim olabilmek ... kimseden korunmama gerek kalmadan ben olabilmek... kafamda sıfır düşünce ile nefes alabilmek... yataktan hiç kalkmadan uyumak... aynada kendi yüzümle karşılaşmamak... yalnız olmamak... belki aşık olmak deli sevmek... hem dokunabilmek hem dokunanamamak.... yerini bilmediğim bir yerde unuttuğum ama beni ben yapan şey masumiyet.....
Can sıkıntılarım hüsnü kuruntularım.... meraklarım panik ataklarım.... çıkmazlarım... yarattığım sorunlarım... hırslarım... egolarım... düşmüş yüzüm... arada kahkahalarım.. yaşanmışlıklarım , ben , ben , ben işte hepsinin toplamı benim masumiyetim...
Sizin için ne kadar önemli bilemem ama ben evet ben benim için çok önemliyim... o yüzden masumiyet olmadan yaşayamam ki ben... nefes alamam ki ben olmaktan çıkarım...
Bazen diyorum ki boğaz köprüsünde öylece beklesem altımdan gemiler geçse tıpkı önümden geçen hayatlar gibi .... katılmasam hiçbirine ve öylece izlesem... akıp gitseler ben kalsam o saniyelerde .... sadece izlesem... beynim bomboş olsa... kendimi unutsam.... sonra kendime bişeyler söylesem ve ben kendimi sadece dinlesem ...becerebilirmiyim bunu :) imkansız benim gibi çok konuşan biri... aklımı kaptırıp gitsem... iyi de nereye gitsem ...
Yüzüme sabah güneşi çarpsa ama ben hiç uyanmasam uyusam uyusam uyusam saatlerce belkide günlerce uyanmasam ama herşeyim en çok ben kısaca masumiyetim bende olsa....
masumiyetlerimizi ne zaman kaybettik ? çok mu büyüdük çok mu doğrular yaptık ? yoksa hatalar denizinde mi boğulduk... bak şimdi bunuda bilemedim.... bilen varsa gelsin söylesin... ya da bana beni kısaca masumiyetimi geri versin.....
Ne ilk ne de son beklediklerimiz... yaptıklarımız ortaya çıkarttıklarımız bizi biz yapan şeyler değiller mi..... kibarlıklar nezaketler.... bozuk sahte yapılar... belkide hayatın bize sundukları....
Biz kimiz ki.... yaptıklarımızdan olduklarımızdan olacaklarımızdan ne kadar eminiz ki takılıp gidiyoruz uçsuz bucaksız yaşamlarımızda.... kendimize ağlar örüp kör düğümler yaratmıyormuyuz... kendi çıkmazlarımızda yaşamıyormuyuz... herkes gibi ahkamlar kesiyorum etrafa... bazen hayyam oluyorum bazen asaf moduna geçiyorum... peki ben ne yapıyorum... kendi karanlıklarımda mutlu olmaya çalışıyorum.... becere biliyormuyum ??? aslında onuda bilmek istemiyorum sadece deniyorum... bazen yanılıyorum bazen doğrular yapıyorum ama yinede umarsızca ki bu ben hayatım boyunca umarsız olamadım.... yürüyorum yürüyorum...
Masumiyetimi arıyorum belkide nerde ne zaman bıraktığımı bilmediğim masumiyetimi... masumiyet belkide şener şenin bir filmi kimileri için .... kimilerine göre yersiz yurtsuz zamanlar... kimileri için sıfır yalanlar sıfır soru işaretleri... pekii benim için masumiyet ne... kendim olabilmek ... kimseden korunmama gerek kalmadan ben olabilmek... kafamda sıfır düşünce ile nefes alabilmek... yataktan hiç kalkmadan uyumak... aynada kendi yüzümle karşılaşmamak... yalnız olmamak... belki aşık olmak deli sevmek... hem dokunabilmek hem dokunanamamak.... yerini bilmediğim bir yerde unuttuğum ama beni ben yapan şey masumiyet.....
Can sıkıntılarım hüsnü kuruntularım.... meraklarım panik ataklarım.... çıkmazlarım... yarattığım sorunlarım... hırslarım... egolarım... düşmüş yüzüm... arada kahkahalarım.. yaşanmışlıklarım , ben , ben , ben işte hepsinin toplamı benim masumiyetim...
Sizin için ne kadar önemli bilemem ama ben evet ben benim için çok önemliyim... o yüzden masumiyet olmadan yaşayamam ki ben... nefes alamam ki ben olmaktan çıkarım...
Bazen diyorum ki boğaz köprüsünde öylece beklesem altımdan gemiler geçse tıpkı önümden geçen hayatlar gibi .... katılmasam hiçbirine ve öylece izlesem... akıp gitseler ben kalsam o saniyelerde .... sadece izlesem... beynim bomboş olsa... kendimi unutsam.... sonra kendime bişeyler söylesem ve ben kendimi sadece dinlesem ...becerebilirmiyim bunu :) imkansız benim gibi çok konuşan biri... aklımı kaptırıp gitsem... iyi de nereye gitsem ...
Yüzüme sabah güneşi çarpsa ama ben hiç uyanmasam uyusam uyusam uyusam saatlerce belkide günlerce uyanmasam ama herşeyim en çok ben kısaca masumiyetim bende olsa....
masumiyetlerimizi ne zaman kaybettik ? çok mu büyüdük çok mu doğrular yaptık ? yoksa hatalar denizinde mi boğulduk... bak şimdi bunuda bilemedim.... bilen varsa gelsin söylesin... ya da bana beni kısaca masumiyetimi geri versin.....
25 Eylül 2010 Cumartesi
güne merhaba ve o'na
Eylül bitiyor zorlukları yorgunlukları ile bir yaz daha geçirdik hayatımızdan neler yaşadık nelere güldük nelere üzüldük anlamadan geçirdik..... bir baktık sonbahar gelmiş... sonbahar güzel mevsimdir aslında insanın içinde yenilenme isteği başlar.... yazın genişliğinden rehavetlerinden arınma dönemidir sonbahar....
Zamanlar gelir zamanlar geçer , hayatlar gelir hayatlar geçer , mutluluklar gelir mutluluklar geçer , acılar gelir acılar geçer , yaşam bu değilmidir... zaten gelişler ve gidişler... gelditlerden ibaret değilmidir hayat....
Hepimizin milyon tane isteği yok mu... hepimiz mutlu olmak istemiyormuyuz... istediklerimiz olsun istemiyormuyuz.... ama yaşam bu değil mi ? hangimizin istediği şey dörtdörtlük oluyor... hangimiz gerçekten mutlu olabiliyoruz.... bunun için uğraşıyoruz ama olmayınca olmuyor.... asılı kalıyoruz kendimizi arafta hissediyoruz o saniyede o anda kalıyoruz ama zaman akıp geçiyor...
Beklemelimiyiz ? orda o saniyede asılı kalmalımıyız ? bilmem bilemedim... aslında içimizden ne geliyorsa onu yapmalıyız.... nasıl istiyorsak ona göre yaşamalıyız... kimseyi ipotek altında tutmamalıyız... kimsenin hayatına kambur olmamalıyız.... amaç mutlu olmak değil mi ? o zaman neden hayatımızı erteliyoruz ki... neden duruyoruz ki...
Yürümeliyiz artık konuşmadan içimizden geldiği gibi istediğimiz yöne savrulmalıyız ama zamanı boşa harcamamalıyız... giden zamanın yerine yenisini koyamıyoruz... zaman akıp geçiyor ve bir bakmışız geride kalmısız...
Hayatta yaptığımız hiçbirşey hata değildir.. hepsi deneyimdir önemli olan o deneyimlerden yüzümüzün akıyla çıkabilmektir...
3 şubat 1978 tarihinden beri burdayım bir şekilde kendi çapımda dünyaya yön veriyorum... doğrularımı yaşamaya çalışıyorum... inatcıyım... agresifim... bazen saflıklarım var... bazen çok sabit fikirli olabiliyorum... ama ben benim benden malesef ki bir tane daha yok... belki en mükemmeli en iyiyi yapamıyorum ama yinede iyi şeyler ortaya koyabiliyorum... bu da beni mutlu etmeye yetiyor...
Yaşammışlıklarıma baktığım zaman mutlu oluyorum... çünkü ben ahmetim :)
Ömrümden koca bir yaz geldi geçti... çok büyük umutlar koydum kendime... çok büyük sevgiler verdim... çok büyük acılar yaşattım çok büyük acılar yaşadım... kızdığımda oldu sinirlendiğimde oldu... bagıra bagıra ağladım da ... ama hepsi yaşanması gereken seylerdi ve dibine kadar dolu dolu yaşadım ve yaşatmaya çalıştım.... belki başarılı oldum belki olamadım... ama anladım ki dökme suyla değirmenler dönmüyor ya da don kişot olmanın bir manası yok... benden olsa olsa küçük prens olur :))
Artık susma hakkımı kullanmak istiyorum.... söyleyeceklerimi söyledim... isteklerimi belirttim... yapacaklarımı yaptım...
Bu gün kendi araflarımdan kendimi kurtarma zamanı geldi... yola devam etme zamanı... acılarımı cektim ... artık onları iyileştirme zamanı geldi belki izlerini bir ömür boyu taşıyacağım ama olsun yine en başa gitsem ve bunları yaşayacağımı bilsem bir saniye düşünmezdim...
Ben buyum beni sevenler beni çok severler sevmeyenler ise zaten çok şey kaybederler...
Bir iki gündür emel dinliyorum bu kadın en kısa sürede albüm yapmalı bence zorlama , altın kafes , mucize ne güzel sözleri olan parçalar.... dinledikçe insanın içi açılıyor...
Bu gün kendim için güne merhaba diyorum.... beklentilerimi biliyorum , umutlarımı biliyorum , ondan istediğimi biliyorum ama yaşamaya da devam ediyorum... hayatıma devam etmeye mecburum... yoksa üretemem yoksa nefes alamam yoksa o anda o saniyede bir hayat geçiririm ve bir bakarım ki hayat bitmiş... umutlarım , isteklerim ve o zaten bana aitlerse öyle yada böyle bana geri gelirler bana ait değillerse de zaten ne yapsam boşa yapmış olurum... o yüzden yeni gün sana merhaba... bundan sonra hiç kimseyi , hiçbir isteği , hiçbir olayı altın kafeslere sokmak yok.... hapsetmek yok.... bencillik yok....
Şu saatten sonra hayatıma öyle ya da böyle girmiş hiçkimseye kızmıyacağım kin beslemeyeceğim küs kalmayacağım eğer bunları yapmazsam ben ben olmaktan çıkarım... öncelikle kendime faydam dokunmaz sonrasında kimseye faydam dokunmaz...
Alınmış başlatılmış ve başlanılacak bir sürü projem var artık onlara odaklanmanın onlarla uğraşmanın zamanıdır zaman o yüzden yeni gün sana merhaba .... kalbimden geçenlerin hepsi olduğu gibi durmakta ama yapılmasıda gereken çok şey var.... hepimize kolay gelsin allah hiçbirimizi utandırmasın....
Ve sana... seni sen yarattın hatalarınla doğrularınla herşeyinle sen sensin sana senden başka kimse zarar veremez... seni senden başkası senden daha çok düşünemez... bunu yapmayı denedim seni kendimden daha çok düşündüm seni senden daha çok sevdim ama sana ne bıraktım.... artık seninde mutlu ve huzurlu olman lazım kendin için birşeyler yapmak zorundasın... kimsenin seni kırmasına üzmesine yalandan sevmesine seninle vakit geçirmesine izin verme... kimsenin senin yarınlarını çalmasına izin verme... hayatını yeteri kadar erteledin artık erteleme .... araflarından kurtul... kafanı topla yapmak istediklerini senin kadar bende çok iyi biliyorum... zaman geçiyor koşma uçma fırla ve hayatı yakala... isteklerini yap ve beni gerçekten mutlu etmek istiyorsan bunları başar ve bende sen bunları yaparken seni izliyeyim ve sonunda oh be diyerek bir sigara yakayım ve keyfine varayım .... tüm acılarını tüm sıkıntılarını tüm olumsuzluklarını unut... herkesi herşeyi unut ve sıfırlan :) biliyorsun sen ne istersen yaparsın bugüne kadarda yaptın zaten.... kimse seni altın kafeslere koymasın... kimse seni üzmesin.... sana ilk gün sölediğim gibi sen yeterkaybol dediğin ana kadar senin yanında ve arkanda olmaya devam edeceğim... sen izin verdiğin sürece kimsenin seni üzmesine izin vermeyeceğim bu kendim bile olsam... beni ve isteklerimi de bir kenara bırak... insanların isteklerini ve söyleceklerini bir tarafa bırak ve kendini yenile kendine odaklan ve artık kanatlan... bu yolculuğunda çok canın yanacak.. çok üzüleceksin.. çok çıkmazların olacak ama sen hepsinin üzerinden gelmeyi biliyorsun ve gelirsinde .... artık durma bugün buraya dimdik gel ... yapacaklarına odaklanmış planlarını yapmış ve sen olarak gel... hadi kahve sularını koyuyorum ...
Zamanlar gelir zamanlar geçer , hayatlar gelir hayatlar geçer , mutluluklar gelir mutluluklar geçer , acılar gelir acılar geçer , yaşam bu değilmidir... zaten gelişler ve gidişler... gelditlerden ibaret değilmidir hayat....
Hepimizin milyon tane isteği yok mu... hepimiz mutlu olmak istemiyormuyuz... istediklerimiz olsun istemiyormuyuz.... ama yaşam bu değil mi ? hangimizin istediği şey dörtdörtlük oluyor... hangimiz gerçekten mutlu olabiliyoruz.... bunun için uğraşıyoruz ama olmayınca olmuyor.... asılı kalıyoruz kendimizi arafta hissediyoruz o saniyede o anda kalıyoruz ama zaman akıp geçiyor...
Beklemelimiyiz ? orda o saniyede asılı kalmalımıyız ? bilmem bilemedim... aslında içimizden ne geliyorsa onu yapmalıyız.... nasıl istiyorsak ona göre yaşamalıyız... kimseyi ipotek altında tutmamalıyız... kimsenin hayatına kambur olmamalıyız.... amaç mutlu olmak değil mi ? o zaman neden hayatımızı erteliyoruz ki... neden duruyoruz ki...
Yürümeliyiz artık konuşmadan içimizden geldiği gibi istediğimiz yöne savrulmalıyız ama zamanı boşa harcamamalıyız... giden zamanın yerine yenisini koyamıyoruz... zaman akıp geçiyor ve bir bakmışız geride kalmısız...
Hayatta yaptığımız hiçbirşey hata değildir.. hepsi deneyimdir önemli olan o deneyimlerden yüzümüzün akıyla çıkabilmektir...
3 şubat 1978 tarihinden beri burdayım bir şekilde kendi çapımda dünyaya yön veriyorum... doğrularımı yaşamaya çalışıyorum... inatcıyım... agresifim... bazen saflıklarım var... bazen çok sabit fikirli olabiliyorum... ama ben benim benden malesef ki bir tane daha yok... belki en mükemmeli en iyiyi yapamıyorum ama yinede iyi şeyler ortaya koyabiliyorum... bu da beni mutlu etmeye yetiyor...
Yaşammışlıklarıma baktığım zaman mutlu oluyorum... çünkü ben ahmetim :)
Ömrümden koca bir yaz geldi geçti... çok büyük umutlar koydum kendime... çok büyük sevgiler verdim... çok büyük acılar yaşattım çok büyük acılar yaşadım... kızdığımda oldu sinirlendiğimde oldu... bagıra bagıra ağladım da ... ama hepsi yaşanması gereken seylerdi ve dibine kadar dolu dolu yaşadım ve yaşatmaya çalıştım.... belki başarılı oldum belki olamadım... ama anladım ki dökme suyla değirmenler dönmüyor ya da don kişot olmanın bir manası yok... benden olsa olsa küçük prens olur :))
Artık susma hakkımı kullanmak istiyorum.... söyleyeceklerimi söyledim... isteklerimi belirttim... yapacaklarımı yaptım...
Bu gün kendi araflarımdan kendimi kurtarma zamanı geldi... yola devam etme zamanı... acılarımı cektim ... artık onları iyileştirme zamanı geldi belki izlerini bir ömür boyu taşıyacağım ama olsun yine en başa gitsem ve bunları yaşayacağımı bilsem bir saniye düşünmezdim...
Ben buyum beni sevenler beni çok severler sevmeyenler ise zaten çok şey kaybederler...
Bir iki gündür emel dinliyorum bu kadın en kısa sürede albüm yapmalı bence zorlama , altın kafes , mucize ne güzel sözleri olan parçalar.... dinledikçe insanın içi açılıyor...
Bu gün kendim için güne merhaba diyorum.... beklentilerimi biliyorum , umutlarımı biliyorum , ondan istediğimi biliyorum ama yaşamaya da devam ediyorum... hayatıma devam etmeye mecburum... yoksa üretemem yoksa nefes alamam yoksa o anda o saniyede bir hayat geçiririm ve bir bakarım ki hayat bitmiş... umutlarım , isteklerim ve o zaten bana aitlerse öyle yada böyle bana geri gelirler bana ait değillerse de zaten ne yapsam boşa yapmış olurum... o yüzden yeni gün sana merhaba... bundan sonra hiç kimseyi , hiçbir isteği , hiçbir olayı altın kafeslere sokmak yok.... hapsetmek yok.... bencillik yok....
Şu saatten sonra hayatıma öyle ya da böyle girmiş hiçkimseye kızmıyacağım kin beslemeyeceğim küs kalmayacağım eğer bunları yapmazsam ben ben olmaktan çıkarım... öncelikle kendime faydam dokunmaz sonrasında kimseye faydam dokunmaz...
Alınmış başlatılmış ve başlanılacak bir sürü projem var artık onlara odaklanmanın onlarla uğraşmanın zamanıdır zaman o yüzden yeni gün sana merhaba .... kalbimden geçenlerin hepsi olduğu gibi durmakta ama yapılmasıda gereken çok şey var.... hepimize kolay gelsin allah hiçbirimizi utandırmasın....
Ve sana... seni sen yarattın hatalarınla doğrularınla herşeyinle sen sensin sana senden başka kimse zarar veremez... seni senden başkası senden daha çok düşünemez... bunu yapmayı denedim seni kendimden daha çok düşündüm seni senden daha çok sevdim ama sana ne bıraktım.... artık seninde mutlu ve huzurlu olman lazım kendin için birşeyler yapmak zorundasın... kimsenin seni kırmasına üzmesine yalandan sevmesine seninle vakit geçirmesine izin verme... kimsenin senin yarınlarını çalmasına izin verme... hayatını yeteri kadar erteledin artık erteleme .... araflarından kurtul... kafanı topla yapmak istediklerini senin kadar bende çok iyi biliyorum... zaman geçiyor koşma uçma fırla ve hayatı yakala... isteklerini yap ve beni gerçekten mutlu etmek istiyorsan bunları başar ve bende sen bunları yaparken seni izliyeyim ve sonunda oh be diyerek bir sigara yakayım ve keyfine varayım .... tüm acılarını tüm sıkıntılarını tüm olumsuzluklarını unut... herkesi herşeyi unut ve sıfırlan :) biliyorsun sen ne istersen yaparsın bugüne kadarda yaptın zaten.... kimse seni altın kafeslere koymasın... kimse seni üzmesin.... sana ilk gün sölediğim gibi sen yeterkaybol dediğin ana kadar senin yanında ve arkanda olmaya devam edeceğim... sen izin verdiğin sürece kimsenin seni üzmesine izin vermeyeceğim bu kendim bile olsam... beni ve isteklerimi de bir kenara bırak... insanların isteklerini ve söyleceklerini bir tarafa bırak ve kendini yenile kendine odaklan ve artık kanatlan... bu yolculuğunda çok canın yanacak.. çok üzüleceksin.. çok çıkmazların olacak ama sen hepsinin üzerinden gelmeyi biliyorsun ve gelirsinde .... artık durma bugün buraya dimdik gel ... yapacaklarına odaklanmış planlarını yapmış ve sen olarak gel... hadi kahve sularını koyuyorum ...
7 Eylül 2010 Salı
ehh hersey okunuyormus bu da okunsun :))
son dönemlerde yasadıklarıma baktıgım zaman kendime kızmadan edemiyorum.... bazı insanlar vardır ki kendisini yukseltmek icin yanına birilerini alır onlarla arkadaslıklar ve dostluklar kurarlar bazılarıda benim yaptıgım gibi arkadas seciminde yanlıslar yaparlar... allahtan sadece arkadas seciminde yanlıslar yapıorum... guclu ve sağlam adam gibi adam olan dostlarım var.... farkındaysanız son dönemde yasadıgım olayların hiçbirisinin icine benim dostum dediğim insanlar girmediler ve sadece uzaktan izlemekle yetindiler yorum dahi yapmadılar cunku onların yapacak daha önemli işleri vardı ;)
bayanlar baylar blogumun okunuyor olması beni cok sevindir di tabii yorumlarda yapmakta herkes özgür dilediğini söyleyebilir.... önüne cıkmayacagım insanlar acaba kücücük dogru düzgün takipcisi bile olmayan bir blogtan acaba neden korkarlar anlamam :) ya da hani benle ilgilenmeyen tipler neden hala benim blogumu okur bundan rahatsız olur bunuda anlamıs değilim.... kendi isimleri kendi cisimleri olmayan seylerden neden korkarlar acaba korktukları gerceklermidir :) yoksa insanların görmesinden korktukları gercek yüzlerimidir :))
bazı işler malesef ki oturarak yapılmıyor her zaman armut pişip ağıza düşmüyor :) böyle yapacak işleri ilgilenecek konuları olmayanlar kalkıp bunları takip edebiliyorlar ama etsinler demet söylemiş zaten altın camura düşerse değeri kaybolur mu diyee :))
benim alnım acık yüzüm ak kimseden çekinecegim birseyim yok eleştirilere herzaman ve her koşulda açıgım zaten ... başkalarının bir korkusu bir stresi bir yarası varsada bunu ben bilemem :))
başta kendim olmak üzere herkesi zaten vicdanları ile basbasa bırakıp allaha havale etmiştim :)))
olaylara sadece gülmekle yetiniyorum.... umarım herkes kendine yeni mesgaleler bulurlar :)) yapmakta oldugum ve yapacagım milyon tane işim var....
burası bana ait olan bir sayfa istediğim şekilde istediğimi yazmakta özgürüm.... birileri bundan alınacak rahatsız olacak diye bir endişem bir korkum ve cekingenliğim yok :))
problemlerimi halletmem gereken insanlarla zaten hallettim ve onlarla zaten görüsüyorum geri kalan ayrıntılar zaten hayatımdan silindi gitti :))) bundan sonra asla hayatıma dahil olamazlar zaten olmamıslardı da :))
en güzel günler en güzel yarınlar sizlerin olması dileğiyle hepinizi kocaman kocaman öpüyorum ve kendi işlerime odaklanıyorum.....
beni izlemeye devam edin :)))))
bayanlar baylar blogumun okunuyor olması beni cok sevindir di tabii yorumlarda yapmakta herkes özgür dilediğini söyleyebilir.... önüne cıkmayacagım insanlar acaba kücücük dogru düzgün takipcisi bile olmayan bir blogtan acaba neden korkarlar anlamam :) ya da hani benle ilgilenmeyen tipler neden hala benim blogumu okur bundan rahatsız olur bunuda anlamıs değilim.... kendi isimleri kendi cisimleri olmayan seylerden neden korkarlar acaba korktukları gerceklermidir :) yoksa insanların görmesinden korktukları gercek yüzlerimidir :))
bazı işler malesef ki oturarak yapılmıyor her zaman armut pişip ağıza düşmüyor :) böyle yapacak işleri ilgilenecek konuları olmayanlar kalkıp bunları takip edebiliyorlar ama etsinler demet söylemiş zaten altın camura düşerse değeri kaybolur mu diyee :))
benim alnım acık yüzüm ak kimseden çekinecegim birseyim yok eleştirilere herzaman ve her koşulda açıgım zaten ... başkalarının bir korkusu bir stresi bir yarası varsada bunu ben bilemem :))
başta kendim olmak üzere herkesi zaten vicdanları ile basbasa bırakıp allaha havale etmiştim :)))
olaylara sadece gülmekle yetiniyorum.... umarım herkes kendine yeni mesgaleler bulurlar :)) yapmakta oldugum ve yapacagım milyon tane işim var....
burası bana ait olan bir sayfa istediğim şekilde istediğimi yazmakta özgürüm.... birileri bundan alınacak rahatsız olacak diye bir endişem bir korkum ve cekingenliğim yok :))
problemlerimi halletmem gereken insanlarla zaten hallettim ve onlarla zaten görüsüyorum geri kalan ayrıntılar zaten hayatımdan silindi gitti :))) bundan sonra asla hayatıma dahil olamazlar zaten olmamıslardı da :))
en güzel günler en güzel yarınlar sizlerin olması dileğiyle hepinizi kocaman kocaman öpüyorum ve kendi işlerime odaklanıyorum.....
beni izlemeye devam edin :)))))
5 Eylül 2010 Pazar
22 Aralık 2009
kafa karısıklıkları düzensizlikler.... bezginlikler... yeniden baslama isteyi... soguk bir istanbul günü... karanlık bir hava yer caddebostan... mekan klinik... peties uyumakta.....
26.08.2010 saat :19:50
telefon titrer... tırtttt tırttttt....
ezan okunmustur ama ikiside oruc tutmamaktadır... ya da şimdi aklımda öyle kalmış olmalı... gulerek bişeylerden bahsetmektedirler. i love kırmızı koltukta you'suna bakıp gülmekte galiba bayram planlarını anlatmaktadır...
buyuk olasılıkla you onu dinlemekte ve petsociety oynamaktadır. içinde belirli belirsiz bir huzursuzluk vardır....
telefon titrer..... tırttt tırtttt.....
i love telefona bakar '' alamode mesaj atmış .... aaaa ... ne istio acaba dur arıyayım ''
telefon ekranı '' MÜSAİTMİSİN...''
ezan okunmustur ama ikiside oruc tutmamaktadır... ya da şimdi aklımda öyle kalmış olmalı... gulerek bişeylerden bahsetmektedirler. i love kırmızı koltukta you'suna bakıp gülmekte galiba bayram planlarını anlatmaktadır...
buyuk olasılıkla you onu dinlemekte ve petsociety oynamaktadır. içinde belirli belirsiz bir huzursuzluk vardır....
telefon titrer..... tırttt tırtttt.....
i love telefona bakar '' alamode mesaj atmış .... aaaa ... ne istio acaba dur arıyayım ''
telefon ekranı '' MÜSAİTMİSİN...''
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)